TÜRKİYE’ DE MÜZİK ÖĞRETMENİ YETİŞTİREN KURUMLARDA

TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ YAKLAŞIMI İLE İLGİLİ DÜŞÜNCELER

 

 

Arş.Grv. Hasan ARAPGİRLİOĞLU

Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi

Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü

 

 

ÖZET

 

Toplam Kalite Yönetimi ; Sürekli gelişim ile müşteri mutluluğunu ve tatminini temel alan  bir yaşam biçimidir.Askeri, eğitim, siyasi, sosyal ve ekonomik her tür kurumda uygulanması gereken çağdaş bir yönetim şeklidir. Türkiye’ de TKY konusunda birçok çalışmalar yapılmış ancak, TKY temellerini doğru atan bilimsel çalışmaların sayısı oldukça sınırlıdır.Bu araştırmada,TKY’nin temel prensipleri ışığında,Türkiye’ de mevcut müzik eğitimi kurumlarının eğitim süreçleri, görüşme, yazışma, tartışma, belgesel taramalarla bir durum  değerlendirmesi yapılmıştır.

 

 

 

Giriş

 

Temeli 1900’ lü yılların başında ve daha çok “Fordist” üretim sistemi olarak anılan yönetim yaklaşımı, uzun bir değişim sürecinden sonra 20.Yy’ ın son çeyreğinde yerini “Post-Fordist” bir rekabet unsuru olarak kaliteyi ön plana çıkarmış ve bu gelişmeler batıda yönetim düşüncesinde bir “Kalite Hareketi” başlatmıştır. Batı tarzı yönetim sistemine devrim niteliğinde yenilikler getiren Toplam Kalite Yönetimi1980’ lerin başında bu kalite hareketi çerçevesinde, gündeme gelmiş bir yönetim yaklaşımıdır. (Akın,2001)

 

 

Tanım ; Toplam Kalite Yönetimi ; sürekli gelişim ile müşteri mutluluğunu ve tatminini temel alan  bir yaşam biçimidir. Uzun vadede müşterinin tatmin olmasını, başarmayı, kendi çalışanı ve toplum için avantajlar elde etmeyi, kalite üzerine yoğunlaşmış ve tüm çalışanların katılımına dayanan bir işletme yönetim modelidir.(Çetin,1998)

 

Toplam kalite yönetimi (TKY ) askeri, siyasi, eğitim, sosyal ve ekonomik her tür kurumda uygulanması gereken çağdaş bir yönetim şeklidir

 

Türkiye’ de TKY konusunda birçok çalışmalar yapılmış ancak, TKY temellerini doğru atan bilimsel çalışmaların sayısı oldukça sınırlıdır. Uygulamalarının, uzun vadede sonuç verecek bir strateji olduğu ve henüz çalışmaların büyük kurum ve kuruluşlar dışında küçük ve orta ölçekli alanlara yayılmadığı düşünülürse bunu normal karşılamak gerekir.( Özveren,1997)

 

Ishikawa , White , James, Robert kalitenin kendiliğinden oluşmayacağını, mutlaka yönetilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Türkiye’ de, müzik eğitimi kurumlarının TKY ‘ ni anlayan ve benimseyen bir üst düzey yönetimin etkili liderliği ile takım çalışmaları oluşturularak geleceği nokta bu düşüncenin eseri olacaktır.

 

 

 

 

Türkiye’de Müzik Öğretmeni Yetiştirmede Kurum Kimliği

 

Türkiye ‘de Müzik Eğitimi, Musıki Muallim Mektebi adı altında , Atatürk’ ün  teşvikiyle 1924’ te kurulmuş ve  “ Ortaokul ve liselerle öğretmen okullarına öğretmen yetiştirmek “ amacıyla Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olarak  Cumhuriyet Türkiye’sinde   ilk filizlerini atmıştır. Ancak zaman içerisinde çeşitli yapı değişikliklerine uğramasına karşın varlığını günümüze değin sürdürmüştür. ( 1 Uçan,1997 )

 

 

 

Aşağıda, TKY’nin temel prensipleri ışığında ,Türkiye’ de mevcut müzik eğitimi kurumlarının eğitim süreçleri, görüşme, yazışma, tartışma, belgesel taramalarla bir durum  değerlendirmesine gidilmiştir

 

 

TKY TEMEL PRENSİPLERİ VE MÜZİK EĞİTİMİ

 

1) Liderlik

 

Her organizasyon, geçmiş başarılardan ve tecrübelerden gelecek için daha iyiye yönelmede bilgi üretmeli ve ürettiği bu bilgiyi de kullanmalıdır. Bu bilgileri kullanmada yöneticilere önemli görevler düşmektedir. (Cafoğlu, 1996 )

 

Bilindiği gibi TKY uygulamasının en önemli özelliği liderlik (Rektör, dekan, ünv.,fakülte senatosu üyeleri, bölüm başkanları, anabilim dalı başkanları)  vasfındaki kişilerin  TKY düşüncesine ve uygulamalarına verdikleri önem ve gösterdikleri çabalardır.

 

 

 

Müzik Eğitiminde  liderlik konumu TKY nin , öğrencisiyle , akademik-idari ve tüm diğer personeliyle daha iyi anlaşılmasını sağlamak , yaygınlaştırmak, gerekli finansal kaynağı oluşturmak vs. gibi en önemli ihtiyaçların  karşılanması gereken birimdir. Bu düşünceye paralel olarak TKY  düşüncesini anlayamayan bir yöneticinin ne kadar verimli ve başarılı olacağı açıklıkla tartışma konusudur. Nitekim genel şikayetler yönetici konumundaki kişilerin her konuyu kendilerinin bilmesi ya da olaylara ve ya  sorunlara karşı kendi düşüncelerinin en doğru olduğunu savunmaları üzerinedir. Ne yazık ki  TKY uygulamaları henüz taşra okullarında uygulanamadığından bu konu hakkında diğer müzik bölümü liderleri ve personeliyle bihaberdir. Bu nedenle bu konu hakkında en hızlı bir biçimde müzik bölümlerinde lider vasfındaki kişilerin  bilgilendirilmesi gerekmektedir.

 

 

 

 

________________________________________________________

 

1

1924- 1937       Ortaöğretim düzeyinde “ Musıki Muallim Mektebi

1937- 1978        Üç yıllık yükseköğretim düzeyinde “  Eğitim Enstitüleri “

1978- 1982        Dört yıllık “ Yüksek Öğretmen okulu Müzik Bölümü “

1982- 1998        Eğitim Fakültesine bağlı “ Müzik Eğitimi Bölümü “

1998-                    “ Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Eğitimi Anabilim Dalı “ 

 

2) Misyon 

 

Her eğitim kurumu bir misyon belirlemeli ve herkes bu misyonu bilmeli ve geliştirmelidir. Zaten başarılı eğitim kurumları, kurumdaki üyelerin hepsinin paylaştıkları açık değerlere sahiptirler.( Cafoğlu,1996- Burnhamm,1993)

 

 

Müzik Eğitimi kurumlarının , misyonyani amaç ve yön duygusuyla görev tanımı yapılmakla birlikte  ( müzik öğretmeni yetiştirmek ) belli bir okul kültürü oluşturulmuştur. Bu oluşum 90’ lı yıllardan itibaren Anadolu da kurulan yeni üniversitelerle ve yeni  bölümlerle, okul  sayısının artması ve lisansüstü çalışmaların çoğalmasıyla hızlanmıştır.  1989 yılında Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri’ nin açılmasıyla müzik bölümlerinin kendi müşterilerini yani öğrencilerini belirlemesi kolaylaşmış ancak bu durum eğitim öğretimde bazı sıkıntılara neden olmuştur. Anadolu Güzel Sanatlar Lisesinde dört yıllık müzik eğitimi almış bir bireyle normal          liseden gelerek sınırlı ya da   hiç müzik eğitimi almamış bir bireyin aynı programda okuması

hem öğretim elemanları üzerinde ve daha  da önemlisi öğrenciler üzerinde bazı olumsuzluklar ortaya çıkarmıştır. Bu durum bölüm dahilindeki tüm bireylerin motivasyonunu etkilemiştir. Halen yurt çapında Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri açılmakla birlikte müzik bölümlerinin ihtiyacını karşılayacak sayıda değildir.

 

 

  3) Vizyon

 

 

Stratejik yönetimin önemli parçalarından birisi de vizyondur. Vizyon ortak hedef ve inançları ifade etmektedir . Örgütün  yönünü belirlemede hayati öneme sahip olan vizyon, arzulanan geleceğin paylaşılmış zihni imajı olarak ta yorumlanabilmektedir.

 

Gelecek için eğitim kurumlarının yönlerini belirlemeleri gerekmektedir. Vizyon açık, olumlu, inanılır, güvenilir, paylaşılabilir ve uğraşılabilir olmalıdır. Paylaşılan vizyonun önemli bir yere sahip olmasının arkasında, kişisel vizyonun bünyesinde veya şemsiyesi altında bulundurması yatmaktadır. Eğer kişi birey olarak inanır ise ortak vizyon oluşacaktır. (Cafoğlu,1996 )

 

Müzik Eğitimi alanının ciddi bir vizyonsıkıntısı vardır. Ülkemizin henüz tam anlamı ile bir bilgi toplumu olmadığını söylemek kesinlikle yanlış olmaz. Türkiye’ de sanat ve siyaset alanındaki belirsizlikler birçok alanı etkilediği gibi müzik eğitimini de etkilemektedir. Bazı üniversite yöneticileri ( Rektör, Dekan, Şube Müdürleri ) müzik bölümlerine diğer teknik bölümlere ayırdıkları bütçeyi ayırmadıkları ya da yeterince önemsemedikleri görülmektedir. Diğer bir olumsuz yaklaşım da  ülkemizde  müzik ya da müzik öğretmenliği ne yazık ki halen bulunması gerektiği yerde değildir. Bunun nedeni öğretmenlik mesleğine ve daha da ötesinde müzik öğretmenliğine karşı halen belli önyargılı yaklaşımlar mevcuttur. Örneğin bir öğrencinin “ÖSYM sınavında hiçbir yeri kazanamadıysa yetenek sınavlarıyla alan okulları da denemesi “ gibi belli düşünceler halen toplumumuzda sürmektedir . Bu tür düşünceler müzik eğitiminin vizyonunu oluşturmasında geleceğe yönelik bazı şüpheler yaratmaktadır. Bu nedenle TKY  nin müzik bölümlerine girerek tam anlamıyla uygulaması ortak bir vizyonun belirlenmesi   müzik bölümlerini değer merkezli , katılımcı , rekabetçi  kılacaktır.

 

 

 

 

 

 

4)  İnsan Kaynakları

 

 

Yüksek öğretim kurumunda insan kaynaklarının tam potansiyelinden yararlanmak üzere çalışanların ve öğrencilerin görüşlerini dikkate alan, kurumun politika ve stratejileri ile uyumlu bir insan kaynakları stratejisi geliştirilmeli ve düzenli olarak gözden geçirilerek iyileştirilmesi;  çalışanların ve öğrencilerin beceri ve yeteneklerinin hedeflenen standartlar doğrultusunda geliştirilmesi için gerekli istihdam , eğitim ve kariyer planlarının hazırlanması ve uygulanması insanların ve takımların hedefler üzerinde anlaşmaya vararak performansı sürekli olarak gözden geçirmeleri herkesin sürekli iyleştirme katılımının teşvik edilerek onlara güç kazandırılması, idareciler, akademisyenler ve öğrenciler arasında yukarıdan aşağıya ve aşağıdan yukarıya düzenli ve etkili iletişim sağlayacak mekanizmaların kuruluş işletiliyor olmasıdır.

( Zinc ve Schmidt, 1995 )

 

Bazı müzik kurumlarında yönetici, öğretim elemanları ve öğrenciler arasında  problemlere karşı iletişim sorunu yaşanmaktadır. Bazı kurumlarda öğretim elemanlarına fazlasıyla yetki devredilirken,bazı kurumlarda ise önemli kararlarda idari açıdan söz hakkı tanınmamaktadır. Diğer bir sorun da bazı öğretim elemanlarının aşırı bağımsız, eleştiriyi kabul etmeyen düşünce ve hareketleri bireysel çalışmalara önem veren tutumudur. Birçok üniversitedeki müzik bölümlerinde olduğu gibi  başka bir problem de “iletişim”dir. “Danışmanların sadece kağıt üzerinde isimlerinin gözükmesi ya da öğrenci işlerinin öğrenci sorunlarını ya da şikayetlerini hiçbir şekilde ilgili öğretim elemanlarına bildirmemesi” gibi...

 

 

5)  Kaynaklar

 

Yüksek öğretim kurumlarında kaynakların, toplam kalite politika ve stratejilerini destekleyici biçimde tahsis edilmesi ; mali kaynakların kullanımına kalite maliyeti kavramlarının uygulanması ve maliyetleri azaltma programlarıyla verimliliğin yükseltilmesi ; enformasyon sisteminin kalite iyileştirmesine yardımcı olacak şekilde yöneltilmesi; erişimin kolay ve anlaşılması rahat hale getirilmesi, fiziksel tesis ve malzemelerin toplam kaliteyi destekleyecek nitelikte sağlanması ve yöneltilmesi; yeni çıkan teknolojilerin

( enformasyon sistemleri, bilgisayar ağı, yazıcı ve multimedya sistemleri ) uygunluğunun değerlendirilerek kullanılmasıdır. ( Zinc ve Schmidt, 1995 )

 

Müzik eğitimi oldukça pahalı ve belli harcamalar gerektiren bir alandır . Her müzik okulunun öğrencilerinin öğreti ve yeteneklerini sergileyecekleri bir konser salonunun olması şarttır. Ne var ki özellikle taşradaki okullarda,  konser salonundan ziyade öğretmen ve öğrencilere ait bir bölüm binaları bile yoktur.   Bunun yanın da bazı müzik aletleri vardır ki mali olarak oldukça yüksek rakamlardadırlar. Bunu da  öğrencinin karşılaması oldukça güçtür ( Piyano, viyolonsel, kontrbas vs..) ve bu çalgıları okulların istihdam etmesi gerekmektedir. Ayrıca gelişen teknolojiyi takip ederek bölümlerin MIDI 1 uygulamalarıyla elektronik müzik alanına,  gerek eğitimde kullanılması açısından gerekse öğrenci motivasyonunun sağlanması açısından görsel işitsel araçlara ( Bilgisayar, synthesizer,video, tepegöz, cd, kaset çalar, sinevizyon vs..)  da yatırım yapmaları gerekmektedir. Bu alanda çalışmalar çok az olup ve bu şartlara haiz  bölüm sayısı  parmakla gösterilecek kadar azdır. Öğrenci giriş sınavlarında her bölüm belli aidatlar almakta ve bu aidatlar kurum döner sermayelerinde değerlendirilmektedir. Bölüm ihtiyaçlarıyla oluşan harcamaları her okulun kendi kültürüyle alakalı olarak ne ölçüde bölüme aktarılması gerektiği  dekanlık denetiminde yapılmaktadır.

 

_______________________________________________

1

MIDI (Musical Instrument Digital Interface) : Mikroişlemci teknolojisi ile çalışan elektronik çalgıların, karşılıklı anlaşmalarını sağlayan ve aralarında diyaloğa izin veren bir bağlantı standardı, bir computer ortak dilidir.

 

 

 

 

6)  Süreçler

 

 

Yüksek öğretim kurumunda değer yaratan tüm süreçlerin tanımlanması; kurumun başarısı açısından önem taşıyan idari va akademik süreçlerin kimlere ait olduğunun belirlenerek operasyon standartlarının ve performans göstergelerinin saptanması ; ilgili tüm müşterilerden, çalışanlardan ve öğrencilerden geribildirim sağlanarak süreçlerin sürekli gözden geçirilmesi; kıyaslama verilerinin sağlanması; süreçlerin iyileştirilmesinde yenilik ve yaratıcılığın harekete geçirilmesi ; süreç değişimlerinin ilgililere iletilmesi, gerekli eğitimlerin sağlanması ve süreç değişimlerinin denetlenmesidir. ( Zinc ve Schmidt, 1995)

 

1996-97 yılları , Yüksek Öğretim Kurumu’ nun yeniden yapılanma adı altında  başlattığı bir sisteme damgasını vurmuştur. Ancak bu sistem bütün müzik eğitimi bölümleri öğretim elemanlarınca; her bölümde okutulacak derslerin yaklaşık olarak aynı olması nedeniyle bir standardizasyona gidilmesi açısından tutarlı fakat, içerik açısından yetersiz olarak nitelendirilmiştir. Aynı zamanda bölümlerin yapısı değiştirilmiş eski adıyla Müzik Eğitimi Bölümü ve Resim-İş Eğitimi bölümleri birleştirilerek ortak bir bölüm olmuş ve Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü adıyla anılmaya başlanmıştır. Bu değişimde yetki dağıtımında da  çok sorun yaşanmaktadır. Eskiden iki ayrı bölüm olan kurumların şimdi tek bir bölüm olması dolayısıyla bir bölüm başkanına sahip olması , başkan yardımcıları, anabilim dalı başkanları , ana sanat dalı başkanları gibi birimlerle bölünmelere neden olmuştur. Böylece  hiyerarşik yapı karmaşıklaşarak kalın ve aşılması zor  bir bürokrasi duvarı oluşmuştur. Bazı müzik bölümlerinde öğretim elemanlarının hala eski kalıp yargılardan kurtulamamış olması da acı bir gerçektir. Kendi öğrenim döneminde edindiği bilgilerle kalarak, çağın değişen koşullarını gözardı eden,kendinden sonraki kuşakların da görüş ve düşüncelerine kapalı olup  sabit fikirli bir davranış sergileyebilmektedirler.Bu tür öğretim elemanları akademik çalışmalardan ve bilimsellikten uzak ve TKY ile bağdaşmamaktadırlar. Bazı öğretim elemanları da takım zihniyetinden uzak, en önemli dersin kendi dersleri olduğu hatta o derslere ön koşul getirilmesi gerektiği gibi fikirlere kapılabilmektedirler..

 

 

7)  Müşteri Tatmini

 

 

Yüksek Öğretim Kurumunun dış müşterilerinin – mevcut ve geleceğin öğrencileri, mezunları,

İşverenler, ana babalar, diğer üniversiteler, bağış yapanlar, sponsorluk üstlenenler, hükümet, milli eğitim bakanlığı, kütüphaneyi kullananlar, konuklar, genel olarak toplum, bilgisayar ağını kullanan kişiler- kurumun ürün ve hizmetleriyle ilgili algılama , görüş ve düşüncelerinin tatmin derecelerinin araştırılarak süreçlerin iyileştirilmesinde bu verilerin kullanılmasıdır. (Zinc ve Schimdt, 1995 )

 

Bazı müzik eğitimcileri öğrenciler için neyin iyi olduğunu  kendilerinin bildiğine inandıkları için öğrenciden veya başka herhangi bir kişiden geribildirim almayı anlamsız bulan bir tavır içindedirler. Ayrıca hemen hemen hiçbir müzik bölümünde öğrenci istihdamları, mezuniyet durumları, dersler arası ilişkiler, öğrenci giriş sınavları ve okul başarı ilişkileri vs. gibi alanlarda hiçbir istatistiki çalışma yapılmamaktadır. Böyle çalışmalar ancak birkaç lisansüstü tez çalışmasıyla sınırlıdır. Öğrencilerin beklenti ve gereksinmelerinin de hesaba katılarak ders içerikleri ve buna paralel olarak malzemelerin temini , her yıl dışsal gereklere göre ve diğer dersleri tamamlayıcı özelliğine göre programlarının değerlendirilmesi TKY nin vazgeçilmez unsurlarıdır.

 

 

 

8)  İnsan Tatmini

 

Yüksek öğretim kurumunda çalışan veya müşteri konumunda bulunan tüm insanların toplam kalite yaklaşımı ile beklenti ve ihtiyaçlarının ne ölçüde karşılandığını, kurumun çeşitli süreçleri ile ilgili tatmin derecelerini, toplam kalite felsefesi ile ilgili farkındalığı çeşitli taramalar ve göstergeler yardımıyla araştırmak ve süreçlerin iyileştirilmesinde bu verilerden yararlanmaktır. ( Zinc ve Schmidt , 1995)

 

Müzik eğitimi kurumlarında, kurumu oluşturan bütün bireylerin (yöneticiler,öğretim elemanları, öğrenciler, memurlar, hizmetliler vs..) eğitim, hizmet, başarı gibi tüm beklenti ve ihtiyaçlarının ne ölçüde karşılandığını belli süreçlerde olağan toplantılar, anket ya da sözlü görüşmeler gibi fırsatlar yaratılarak, bireylerin ne ölçüde tatmin olduğu gözlenmelidir. 

 

9)  Toplum Üzerinde Etkiler

 

Yüksek öğretim kurumunun yaşam kalitesine, çevreye ve yüksek küresel kaynakların korunmasına katkılarının genel olarak toplumda nasıl algılandığının  araştırılması vebunlarla ilgili geribildirimin, süreçlerin iyileştirilmesine yansıtılmasıdır. ( Zinc ve Schmidt , 1995 )

 

Mevcut sistemde Müzik Eğitimi Anabilim Dallarının toplum üzerine etkilerini sistematik olarak değerlendiren ve güvenilir bilgiler sağlayan  oluşumlar  ve araştırmalar henüz ağırlıklı mevcut  değildir.Bu türden verilerin düzenli olarak toplanması için uygun birimlerin ve kaynakların oluşturulması gerekmektedir.

 

10)  İşletme Olarak Elde Ettiği Sonuçlar

 

 

Yüksek Öğretim kurumunun mali ve mali olmayan ölçülerle bir işletme olarak yaşayabilirliğini sağlayan çeşitli performans göstergeleri açısından sürekli değerlendirilmesi ve süreçlerini iyileştirilmesinde bu verilerin kullanılmasıdır. ( Zinc ve Schimdt , 1995 )

TKY sonuçlarla ilgili geribildirimin süreçlerin iyileştirilmesinde kullanılmasını gerektiren bir yönetim yaklaşımı olduğu için, önemli performans göstergelerinin olması ve mevcut enformasyon sisteminin gerekli verileri sağlıyor olması çok önemlidir. Ancak yukarıda enformasyon kaynakları ile ilgili olarak belirtildiği gibi üniversitelerde mevcut enformasyon sistemleri bu ihtiyacı karşılayacak nitelikte değildir ve bu unsurun sağlanması için yeterli kaynakların bulunması ve yönlendirilmesi gerekecektir.

( Sarvam,Cömert,Karakaş, 1997 )

 

Müzik eğitimi kurumları aynı zamanda içinde bulunduğu bölgenin de müzik ve kültür anlamında yegâne değerleri olduğuna göre ; Bölüm içi ve bölüm dışı aktiviteler ( Konser, dinleti, kurs, workshop, kongre,  sempozyum, konferans, seminer vs..) sürekli olarak desteklenmelidir. Bu aktivitelerin kurumun vizyonunu daha üst düzeye ulaştırması , özellikle taşra bölümlerinde sanat etkinliklerinin yeterli olmaması nedeniyle öğrenci motivasyonunu yükseltmesi, içinde bulunduğu bölgenin sosyalleşmesine katkıda bulunması gibi konular açısından  yararı  kaçınılmazdır. Ayrıca mali kaynak bakımından üniversite bütçelerinin bu aktiviteler için yeterli olanağı sağlayamaması temel sorunlar arasındadır. Son yıllarda yeni oluşmaya başlayan sponsorluk yardımları göz ardı edilmemeli ve kurumlar yararına kullanılmalıdır.

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAKLAR  :

 

AKIN, Özcan, Toplam Kalite Yönetimi ve İnsan,Ezgi Kitabevi,Bursa,2001,(s.7)

AYDOĞAN, Salih, Müzik Öğretriminde Başlıca Sorunlar (bildiri), TED VII: Öğretim Toplantısı, Set Ofset, Ankara,1989, (s.82-84)

BLACBURN, Lois., , Approach to Teaching Music, Reed Elsevier Inc.,Porsmouth, 1998 (s.144-146)

BÜLBÜL, Sûdi , Öğretmen Yetiştirmede Yeni Yapılanma (bildiri), “21.yy.’ın Eşiğinde Türk Eğitim Sistemi Ulusal Sempozyumu”, Tekışık Yayıncılı, Ankara,1999 , (s.253)

CAFOĞLU, Zuhal, Eğitimde Toplam Kalite, Avni Akyol-Ümit Kültür ve Eğitim Yayınları,İstanbul, 1996 (s.46)

ÇETİN, Canan, Toplam Kalite Yönetimi, Beta Yayınları, İstanbul,1998

DURMAZ, Serhat,  MIDI, Dokuz Eylül Yayınları, 2000, İzmir, (s.23)

ENSARİ Hoşcan,21 yy.Okulları için Toplam Kalite Yönetimi,Sistem Yayınevi,İst.,1999

GEDİKLİ, Necati, Ülkemizde Etki ve Sonuçlarıyla Sanat Müziği, Ege Ünv. Basımevi, 1999, (s.89,90,94)

HARRİNGTON, James H., High Performance Benchmarking, Mcgraw-Hill, New York,1996,(s.18)

ISHIKAWA, Kaoru, Toplam Kalite Kontrol, Kalder Yayınları, İstanbul 1997,(s.18-19)

JAMES, Paul, Total Quality Management, Garamond Book, Great Britain,1996,(s.95)

KENNEDY Paul, 21.yy’ a Hazırlanırken,Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları,Ank.,1999

KONGAR Emre, 21.yy da Dünya,Türkiye ve Kamuoyu, Simavi Yayınları, İst., 1992

KOZLU Cem, Türkiye Mucizesi İçin, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ank.,1998

LANGFORD David, Eğitimde Kalite yönetimi, KalDer Yayınları, No:29, İst.,1999

MUNRO L.-FAURE- MUNRO M.,İmplementing Total Quality Management, Pitman Pb.,London,1993 (s.196)

ODABAŞI Yavuz,  Tüketim Kültürü, Sistem Yayınları, İst.,1999

OKAY, Ayla, Kurum Kimliği,Medya Cat Kitapları, Ankara,2000,(s.38)

ÖZVEREN, Mina, Toplam Kalite Yönetimi, Alfa Basım, İstanbul,1997 (s.72)

PAKDEMİR, Işıl,  Kıyaslayarak ( Benchmarking) Öğrenme, Arc Yayıncılık,İstanbul,2000 (s.22-25)

PFATT, P.R., Planning A Music Department, Handbook for Music Teachers, Novello Pb., London, 1968, (s.222,226)

ROBERT H.,V.,-BERNARD,F.S., Quality is Personal, The Free Press, New York,1993,(s.45)

SOYLU, K.F., SUER,A.E., Toplam Kalite Yönetimi sözlüğü,Beyaz Yayınları,İstanbul,1998

UÇAN, Ali, Müzik Öğretimini Nasıl Geliştirebiliriz, Müzik Öğretimi( haz. Ahmet Say), Müzik Ansiklopedisi Yayınları, Ankara,2001, (s.152-159)

UÇAN Ali, Müzik Eğitimi, Müzik Eğitimi Yayınları,Ankara,1997,(s.214)

WHITE, R.E., Daha İyi Nasıl Takım Lideri, Timaş Yayınları, İstanbul,1998,(s.23)

YÖNETKEN H.Bedii, Müzik Öğretmeni ve Müzik Folkloru, Müzik Görüşleri, Sayı:38, (s.2)

YÜRÜR, Ahmet, Müzik ve Kültür İlişkisi (bildiri), Müzik Öğretimi ve Sorunları-TED VII. Öğretim Toplantısı,, Set Ofset, Ankara, 1989, (s.42-44)

ZİNC Klaus J.,-Schmidt Andreas,Industrial Management and Human Factors, University of Kaiserslautem, D-67663,Germany,Dec1995, (s.547)